23 Kasım 2017 Perşembe

Diyarbakır medeni olmuştur ve asla bedeviliğe dönmeyecektir

17 Nisan 2014 Perşembe, 10:20

Adına ister Diyarbakır deyin, ister Diyarıbekir isterse Amed. Bu şehri medeni kılan Medine’li Ensarın ruhuna sahip olmasıdır ki bu bütün şehirler ve beldeler için geçerlidir. Ensarın ruhu ise imandır, ihsandır, ikramdır, fedakarlıktır, isardır, fütüvvettir, misafirperverliktir, sahiplenmedir, aşktır, teslimiyettir ve hakeza tüm Nebevi ahlakdır.

Rasulullah, Ensarı, Ensar da, Efendimiz’le Yesrib’i Medine yapmıştır. Bugün maalesef, Medineli olamamış kimseler medeniyetin üstüne çöreklenen sinekler gibidirler.

Evet Ensar gibi Allah Rasulünün hasretini çekmiyorsanız, kuraklıktan kıvranan ekinleriniz için nisan yağmuru bekler gibi  Medinenin Mekke’ye bakan taraflarında aylarca Allah Rasulünü beklemiyorsanız medeni değilsiniz.

Onu davet etmek için kadın erkek çöller aşıp tehlikenin ortasına varıp ‘seni canımız gibi koruyacağımıza söz veriyoruz yeter ki gel’ diye söz veremiyorsanız siz daha bedevisiniz.

Yurdunuza gelerek size misafir olan muhacirlere, evinizden, bahçenizden ve gelirinizden ikram edemiyorsanız, kendiniz için sevdiğiniz şeyleri onlar için de sevmiyorsanız konforunuz, lüksünüz, şıklığınız veya bir takım ictimai kurum veya kurallarınız sizi medeni kılmaz.

Diyarbakır, sekiz yıldır Efendimiz(sav) için aynı ensar’ın Medine dışında beklediği gibi meydanlara koşuyor, adeta Efendimizin(sav) oraya geleceğine inanıyor ve O’nu göremese de O’nun(sav) sesini nefesini alacağına inanıyor ki bu heyecan, bugünherhalde bir yönüyle Peygamber Sevdasının ifadesidir.

Ama ömürleri Peygamber’le(sav) mücadeleyele geçmiş, O’nun diniyle, ashabıyla, kavgayla geçmiş zümrelerin Ensarla, Medineyle uzaktan yakından alakası yoktur.

Camide Kuran dersi veren müslümanları vahşice katleden insanların, Peygamberden(sav) bahsetmesi nifaktan öte bir şeydir.

Kadınların namusundan rahatsız olanların, müslümanların namusu olan Efendimiz’den(sav) bahsetmesi ikiyüzlülükten çok çok daha büyük bir rezalettir.

Helak edilen Lut kavmine Sodom ve Gomoreye sahip çıkanların, içkiyi, kumarı, fuhşu özendirip yayanların Resulullah’ın Kutlu Doğumundan dem vurmaları çirkeflikten şirretlikten daha süfli bir haldir.

Diyarbakır şimdiye kadar, Habibullah yolunda, O’nun davası uğruna ciddi bedeller ödemiş olan Peygamber Sevdalıları’nın hiçbir maddi karşılık gözetmeksizin büyük bir ihlasla aşk ve şevkle düzenlediği etkinliklerde toplanıp tekbirlerle, salavatlarla, dualarla ve gözyaşlarıyla Hz. Muhammed Mustafa(sav) denildiği zaman nerede durduğunu göstermiştir.

Hem yediden yetmişe tüm Kürdistan ve Amed’in mazlum insanı, kimin testisinden ne sızdığını çoktan öğrenmiştir. Dolayısıyla niyetleri berbat olanların Dırar Mescidinde secde etmeyecekleri açıktır.

Evet Diyarbakır yıllardır Medeni olduğunu meydanlardan ilan etmiştir. Hiç kimsenin hilelerle, şeytanlıklarla Diyarbakır’ı tekrar bedevi yapmaya gücü yetmeyecektir.

İsim * E-posta
Başlık
Yorum *
Kodu Giriniz * 5844 >>