23 Kasım 2017 Perşembe

SEÇİMLER BİTTİ, HAYAT DEVAM EDİYOR!

05 Nisan 2014 Cumartesi, 15:56

30 Mart 2014 yerel seçimleri geride kaldı. Herkes, her parti, her akademisyen ve yorumcu kendi zaviyesinden meseleyi değerlendirmektedir. Sonuçlara bakılırsa seçimin galibi B.Bakan Erdoğan olmuştur. Ak parti % 45,5 oranında oy ile 81 il’in 50’sini almıştır. Bu seçimleri Erdoğan, bir güvenoyu formatında geçirdi. Kendisi ve hükümetine yönelik tazyiklere karşı halkı yanında görme süreci olarak gördü, halkın çoğunluğunun desteğini arkasına alarak daha güçlü bir şekilde bu seçimlerden çıkmış oldu. Bu durumda Erdoğan’ı tasfiye edip siyaset dışı bırakmak için yapılan tüm karalamalar, operasyonlar vs halk nezdinde mahkûm edilmiştir. Erdoğan’ı karşılarına alan CHP ve kimi yerde MHP’yi destekleyen Gülen camiası mağlup olmuştur, itibar kaybetmiştir, güç kaybetmiştir. Gülen camiasından Hüseyin Gülerce’de bunu itiraf etmiştir, camianın Erdoğan’ı karşısına almakla siyasete bulaşmakla halkı karşısına almakla yanlış yaptığını belirtmiştir.

Kendisini ülkenin sahibi görme ütopyasındaki Kemalist seküler CHP, adında “halk” partisi adını taşısa da bir “halk” partisi değildir. Hem fikirleri ve politikalarıyla hem de seçim sonuçlarından rahatlıkla CHP’nin bir “halk” partisi olmadığını söylemek mümkün. Genellikle ülkenin sadece batı kısmının sahil şeridinde ön plana çıkan bir parti olarak CHP “halk” partisi olamaz. Bu seçimde yaptığı transferlerle, arkasına aldığı Gülen camiasının açık desteğine rağmen kaybetmiş bir partidir, CHP.

MHP ise ülkenin en büyük üç ilinde dibe vurmuştur. Bazı yerlerde kendisinden söz ettirmektedir. Yani ülkenin genelinde öne çıkacak bir pozisyonu, başarısı söz konusu değildir. Türkçü milliyetçilerin kronik oylarını almıştır. 81 il belediyesinin 6’sını alabilmiştir. MHP ve CHP için ülkenin doğu ve güneydoğusu adeta yok hükmündedir. Bu bölgelerden her iki parti de silinmiş durumdadır. Milletin partisiyiz diye nutuk çekeceklerine bu tabloyu adam akıllı düşünedursunlar, tabi gerçekte böyle bir dertleri varsa!

Kürt solu BDP yirmi yıldan fazladır partisel olarak malum ideolojik pozisyonunu sürdürürken öte yanda HDP’yle birleşerek ve bir yandan özgürlük adı altında LGBT’leri etrafında toplarken bunlardan bihaber Kürtlerin birçoğunun oyunu ideolojik “Kürtçülük” argümanları üzerinden almaya devam etmektedir. Çıtayı yükseltmek için kendi ideolojileriyle çelişkili olsa da siyaset felsefeleri (Makyavelizm: Hedefe, başarıya götüren her yol helaldir zihniyeti) ile uyuşuk şekilde “İslam’ı” da kullanarak daha çok oy peşinde koştu. Arkasına PKK’yı da alarak halk nezdinde korku, baskı aracı olarak kullandılar. Seçim öncesinde birçok yerde olaylar çıkardılar, çok sayıda saldırı eyleminde bulundular. Bu hem kendi içlerinde bir korkunun dışa vurumuydu hem de kendilerine oy devşirdikleri kitlenin bir kısmını kaybetmemek için sahneledikleri şiddet sahneleriydi ki halk üzerinde psikolojik tesir oluşturuyorlardı. Seçimlerde giriştikleri gayri ahlaki ve hukuk dışı oy devşirme yollarını edebildikleri kadar kullanmaktan geri durmadılar. Seçim sonucu itibariyle BDP, bölgede bazı belediyeleri almış oldu. Ancak Bingöl, Elazığ, Adıyaman, Muş, Şanlıurfa’yı alamamıştır. Diyarbakır’da ise % 54 oy oranıyla belediyeyi almıştır. Ancak ciddi bir oy kaybıyla karşı karşıya kalmıştır. 2009 seçiminde oy oranı % 65 iken, bu seçimde % 54 oranında kaldı. Böylece % 10 oranında düşüş yaşadı. Bu bakımdan başarısız oldular. Bu tablonun yaşanmasında kanımca HÜDA PAR’ın seçimde yer alarak sandıkların başında bulunmalarının ciddi etkisi olmuştur.

Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) medya, araştırma şirketlerince görmezden gelindi. Kendi imkânları dâhilindeki gayretle kendisinden söz ettirmeye, kendisini tanıtmaya çalıştı. Bu süreçte defalarca saldırıya maruz kaldı. Her tür hukuksuzluk kendisine reva görüldü. Kendisine “İslam’ı” referans alarak ilkeli duruş sergiledi. Ahlakdışı, hukuk dışı yollara tevessül etmedi. Hakkındaki ön yargılar, kısıtlı imkânları, dışlanmalar, saldırılar, PKK/Bdp baskıları, Erdoğan’ın karizmatik fonksiyonu, ülkenin içine sürüklendiği kaotik ortam, AKP’nin oyları bölünecek propagandası, hilafetçi ve tekfirci grupların aleyhteki söylemleri, polis tarafından uygulanan kışkırtmalar, gözdağları vs kısaca önünde çokça engel vardı ve yolu zorluydu. HÜDA PAR’a gönül verenler gayelerinin ne olduğunu unutmamalıdırlar. Ne zaman partici olmaya başlandı bilinsin ki o vakit kaybedilmiştir. Seçimler, amaca hizmetin bir aracıdır. Abdest, namazın aracıdır. Bu seçimle HÜDA PAR, varlığından söz ettirdi. Halkın içine girildi. İleriye dönük kapılar aralandı, abdestler alındı. Pes etmeden yüce amaç için çalışmaya devam! Camiler, radyolar, televizyonlar, dernekler, dergiler, gazeteler, etkinlikler, ziyaretler ve parti tümden “İslamiyet”e hizmette halka ulaşmanın birer araçlarıdır. İlla sonuçlarla amel edilecekse Hz. Yunus (a.s)’ın Kur’ani ibretliği hatırlanmalıdır. Hz. İsa (a.s)’a tabi olanların sayısı hatırlanmalıdır. Ümitsizlik her zaman mağlubiyettir. Başarı için vesileler aranmalıdır, yanlışlıklar üzerinde durulmalıdır, daha iyisi nasıl olabilirinin tartışması yapılmalıdır ama akıbeti, başarıyı Allah verir. Çünkü her şey O’nun sevgisi, muhabbeti için yapılmaktadır.

İsim * E-posta
Başlık
Yorum *
Kodu Giriniz * 2224 >>