23 Kasım 2017 Perşembe

Diyarbakır'ın Tarihi Yerleri

17 Aralık 2013 Salı, 12:42

Yeryüzünde yapılan ilk mescid Mekkede olan Mescidi haramdır. 

 

Hazreti Peygamberin( s.a.v.) yaptığı ilk mescid Medine’ye hicret ettikten sonra inşa ettiği kuba mescididir.

 

Ayette de geçtiği gibi “Allahın mescitlerini ancak Allah’a ve Ahiret  gününe iman eden, namaz kılıp zekat veren ve sadece Allahtan korkan imar eder”Tevbe.18  

 

Kur’an-ı Kerim  ve Hadislerde camilerin inşası, bakım ve temizliği ile yaşatılmasına azami derecede önem verilmiştir.   Yine buna mukabil  Bakara 114 .ayette  ‘ALLAH’ın  mescidlerinde  ALLAH ‘ ın  adının anılmasına ve mescitlerin harap olmasına çalışanların en zalim kimseler olduğu’ bildirilmiştir.

 

Amed şehri mimari cami ve mescitleri ile zengin bir şehirdir. Amid ‘in fethinden sonra Selçuklu eserleri arasında olan kiliseden camiye çevrilen Ulu cami başta olmak üzere  Karakoyunlu ve Akkoyunlu  Türkmenlerin hayratı olan Şeyh Matar cami, Lalabey cami, Osmanlı eserlerinden olan Fatihpaşa ve Hüsrevpaşa  camileri yanı sıra Mimar Sinan’a atfedilen Ali Paşa ,Behram paşa, iskenderpaşa ve Melek Ahmet Paşa camileri ile Ali Paşa medresesi ve Özdemir oğlu Osman Paşa Türbesi  Osmanlı eserleri arasındadır.Günümüzde DİYARBEKİR’de yapıldığı düşünülen Fatih paşa camisinde kalmamasına rağmen Melek Ahmet paşa cami, Nebi cami ve Hüsrev Paşa camisinde Osmanlı çinileri mevcutur.

 

Camilerin yanı sıra estetik yapıları göze hoş gelen mimarileri ile günümüze de ayakta kalmış Medreseler de mevcuttur.

 

Hüsreviye, Mesudiye, Muslihüddin-i Lari, Zinciriye, Ali paşa ve Abdullah paşa Medreseleri günümüze dek yetişen eserlerdendir. 

 

İnşallah ileriki yazılarımızda Ulu cami başta olmak üzere diğer cami ve medreselerimizi yapılış tarzları ve mimari bakımdan teknik özeliklerini sizlere açıklayarak köşemizde yer vereceğiz.

 

Bunları sizinle paylaşırken özelikle Mimar Koca Sinan’ın elinden çıkan her biri mihrapları ile ilginç tonozlu geçitleri, almaşık örgülü yüzleri, günümüzdeki mühendislere ilham veren asmalonları yekpare taşlardan oluşan geçitleri, sesin dâhiyane şekilde dağılmasını sağlayan kubbe kıvrımlarını sabırla işlenen mihrapları el emeği göz nuru ahşap kapıları ve minber girişlerini, harikulade şadırvan ve revaklarını, kapı girişlerini olanca ihtişamıyla bekleyen mukarnasları, usta ellerden çıkmış sütun başlıklarını, her biri dağlardan gelen suyu bile eşit şekilde dağıtan çeşmeleri, birbirlerine arada hiçbir yapıştırıcı ve harç bulunmadan kenetlenen kemerleri, kubbelerde gizli ısı ve ses İzolasyonu’nun akıl ve irfan dolu her biri dâhiyane bir fikir olan bu uygulamaları inşallah bu sayfada istifadenize sunacağız.

 

                                                                  Selam ile…. 

İsim * E-posta
Başlık
Yorum *
Kodu Giriniz * 5738 >>

Yazara ait diğer yazılar [ Tümü ]