23 Kasım 2017 Perşembe

RAMAZAN ve ŞENLİKLERİ

09 Temmuz 2014 Çarşamba, 15:04

On bir aydır etrafımızı çepeçevre kuşatan günah bataklığına batmamak için çırpınıp duruyoruz. Ve nihayet Rabbimiz bizleri tövbe ve istiğfar ayına ulaştırdı. Günahlarımızdan temizlenmek ve kendisine yakınlaşabilmemiz için bir fırsat kapısı açtı. Hem de günahkârlığımızın müsebbibini de zincirlerle bağlayıp etkisiz hale getirerek. Her şey biz kulların arınıp günahlarından temizlenmesi ve ahirete günahsız intikal etmesi için. Nitekim Rabbimizin şu buyruğu bunu kanıtlar vaziyette; "Allah size kolaylık diler zorluk dilemez.(Bakara-185)"

            Ancak birileri zincirlere vurulmuşların boşluğunu doldurmak istercesine Allah'ın bize sunmuş olduğu kurtuluş fırsatını boşa çıkarmak ve istifade etmemizin önüne geçmek istiyor gibi. Günahlardan azad olma ayını, günahlara bulaşma ve eğlence ayına tebdil etmeye çalışıyorlar.

İnsanlarımızı İslam'dan uzaklaştırmak için ellerinden geleni esirgemeyen İslam düşmanları, istediklerini elde edemeyince, başka bir yoldan-sağdan yanaşarak İslam'ın rengini değiştirip, hak ile batılı birbirine karıştırdılar. Bir taraftan gerçek İslam'ı aşırılıkla itham ederken, diğer taraftan kendi renklerine boyadıkları mayası bozulmuş İslam'ı altın tepside (bazen kutlu doğum mitinglerinde, bazen de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde) sunmaya çalışıyorlar. Akıllar o kadar bulandırılmış ki, artık camilerde bütün samimiyetleri ile şeriatten Allah'a sığınacak duruma gelmiş insanlarımız.

Art niyetli projelerin son halkası şimdi de "Ramazan şenlikleri" adı altında kendisini göstermiş durumda. Ramazan'ın içeriğini Osmanlı padişahlarının öyküleri ve Hacivat-Karagöz oyunlarıyla doldurup basitleştiren bu projeler kesinlikle İslam'da yeri olmayan bâtıl etkinliklerdir, İslam'ı hayattan soyutlamaya çalışanların tuzaklarıdır.

"Ramazan" ve "şenlik" gibi birbirine zıt iki kavramı Müslümanların akıllarıyla dalga geçercesine bir araya getiren bu zihniyet pes dedirtiyor doğrusu. Hem kim demiş Ramazan'ın şenlik ayı olduğunu. Hangi asırda, hangi alim Ramazanın şenlik ve eğlence ayı olduğunu yazmış-söylemiş. Kuran'ın-Hadislerin neresinde Şehri-Kur'an (Kur'an ayı) yerine Şehri-Lu'b (eğlence ayı)  tabiri kullanılmış. 1400 yıldır Ramazan ibadet ayı olarak bilinir ve böylece değerlendirilir. Hatta Ramazan'ın son 10 günü bu ibadet zirve yapar ve Kadir gecesi ile de taçlandırılır.

Bu etkinliklerin bir an önce sonlandırılması veya içeriğinin değiştirilmesi için İslami Sivil Toplum Kuruluşları yetkilileri ve kanaat önderlerinin bir an önce bunu gündeme taşıması ve dur demesi gerekmektedir. Aksi takdirde belki masumca gibi görünen bu etkinlikler yarın bütün ülkemizi en ücra mahallelerine kadar kaplar ve hiçte masumca olmayan bir hal alıp toplumumuzu ifsada sürükler.

Bir diğer tarafta TV ekranlarında arz-ı endam eden Ramazan ve Oruç Profesörlerinin! yarı çıplak spikerlerle halkımızı ihya! etmeye çalışmaları, yozlaştırılmak istenen Ramazan'ın bir diğer karesi...

Yani anlayacağınız İslam'a dışarıdan-içeriden, maddi-manevi saldırılar Ramazan ayında da katlana katlana artmaktadır. Artık Müslümanların bir an önce uyanması ve dinlerine sahip çıkmaları Farz-ı ayn olmuştur.

Son olarak meramımızı Resululah'ın sürekli yaptığı şu duayla özetleyelim; "Allah'ım bizlere hakkı hak olarak gösterip tâbi olmayı, bâtılı da bâtıl olarak gösterip sakınmayı nasip eyle..." Amin... 

Selam ve dua ile...

İsim * E-posta
Başlık
Yorum *
Kodu Giriniz * 3436 >>